Merchandising Sözlüğü

 

pazar üstü fiyatı (above-market price) Belirli bir ürün çeşidi için fiyat aralığının üst kısmında belirlenen fiyat; ilk fiyattaki  ilave fiyat artışını ya da ortalamadan daha yüksek başlangıç fiyat artışını da içine alır.

 

doğru yanıt (accurate response) Tahminde bulunan kişilerin iyi bir şekilde önceden bildirdiklerine ya da bildirmediklerine karar vermek ve hatalı tahminlerin etkisini en aza indirmek için onların mal planlama süreçlerinin yeniden tasarımını yapmak (Fisher, Hammond, Obermeyer, & Raman, 1994, syf. 84).

 

uyarlanabilir birleşik kültür (adaptive corporate culture) Devamlı değişen müşteri fırsatlarının olduğu bir rekabet ortamında kâr elde edebilecek şekilde devam etme yeteneğine sahip olan kurumlar. (Goldman, Nagel ve Preiss, 1995).

 

ayarlanmış brüt kâr (adjusted gross margin) Mal tedarik maliyetleri ödendikten sonra geriye kalan gelirdir (brüt kâr - mal tedarik maliyetleri)

 

ilave fiyat artışı (additional markup) İlk fiyat ve premium fiyat arasındaki fark.

 

ilave fiyat artışı iptali (additional markup cancellation) Üst market/ premium fiyatın ilk fiyata düşürülmesi.

 

ileri  tarihleme (advanced dating) Mal satın alma kontratlarında kullanılan bir terim; faturanın son ödeme tarihinin ileri bir zamana ertelenmesi.

 

estetik yararlar (aesthetic benefits) Duyusal haz, güzellik, duyguların harekete geçirilmesi, yaratıcı ifade ve kimliği içine alır; zevk ve memnuniyet ile sonuçlanır (Fiore & Kimle, 1997).

 

Afrika Kalkınma ve Fırsatlar Kanunu (African Growth and Oppurtunity Act) Amerika Birleşik Devletleri ile Afrika arasındaki ticareti daha iyi bir hale getirmek için 2000 yılında imzalanan anlaşma. 

 

çeviklik (agility) Dinamik, bağlama özel, değişimi kabullenen ve büyümeye yönelik (Goldman, Nagel & Preiss, 1995); esnek tedarik ve dağıtım sistemleriyle birlikte bilgi odaklı karar verme gerektirir.

 

alternatif satış (alternate selling) Müşterinin ihtiyaçlarının karşılanamaması durumunda müşteri ile alakadar olmak ve müşterinin beğenebileceği diğer ürünleri önermek.

 

Amerikalar ticaret bloğu (Americas trading bloc) Kuzey Amerika (Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri) ve Latin Amerika’nın (Meksika, Orta ve Güney Amerika ve Batı Hint Adaları) birleşimi.

 

bekleyiş tarihleme (anticipation dating) Mal satın alma kontratlarında kullanılan bir terim; faturanın erken ödenmesi halinde indirim sağlanması.

                       

Asya/Pasifik Kıyısı ticaret bloğu Doğu,  Güneydoğu ve Güney Asya’daki ülkeler.

 

Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (Association of Southeast Asian Nations-ASEAN) Asya’da yer alan Brunei, Kamboçya, Endonezya, Laos, Malezya, Myanmar, Filipinler, Singapur, Tayland ve Vietnam ülkelerini içine alan ve 1977 yılında kurulan ticaret grubu.

 

ürün gamı (assortment) Belirli zamanlarda sunulan seçenekler dizisi; genellikle serideki tarz, renk ve bedenle belirlenir (Glock & Kunz, 1995).

 

ürün gamı boyutları (assortment dimensions) Geleneksel olarak kullanılan terimler ürün gamı genişliği ve derinliğidir; ölçülebilir ürün gamı boyutları arasında ürün gamı faktörleri, stok tutma birimleri (SKU), hacim ve ürün gamı çeşitlilikleri vardır.

 

ürün gamı dağılımı (assortment distribution) Miktarın ürün gamı faktörleri arasında sınıflandırma seviyesinde bölüştürülmesi.

 

ürün gamı farklılığı (assortment diversity) Ürün gamı  hacmi ve ürün gamı  çeşitliliği arasında ortaya çıkabilecek ilişki aralığı; bir ürün gamındaki toplam birim sayısı (ürün gamı hacmi) ile aynı ürün gamındaki SKU sayısının (ürün gamı  çeşitliliği) bir kombinasyonu.

 

ürün gamı farklılığı indeksi (ADI) Ürün gamının mali üretkenliğe olan etkisinin bir göstergesi.

 

ürün gamı hatası (assortment error) Ürün gamı faktörlerinin (hazır giyimde genellikle tarz, beden ve renk ) dağılımında planlanmış ve asıl talep arasındaki farkı.

 

ürün gamı faktörleri (assortment factors) Bir ürünü belirlemek ve tanımlamak için kullanılan özelliklerini tanımlayan boyutlar; genellikle tarz, beden ve renk.

 

ürün gamı planlaması (assortment planning) Belirli bir zamanda hazır olacak şekilde yapılan seçimlerin aralıklarını belirleme süreci.

 

ürün gamı planları (assortment plans) Model stoklarını, temel stokları ve otomatik yenilemeyi içeren belgeler.

 

ürün gamı çeşitliliği  (assortment variety) Ürün gamındaki toplam SKU sayısı.

 

ürün gamı hacmi (assortment volume) Ürün gamındaki birimlerin toplam sayısı.

 

varsayımlar (assumptions) Doğru olduğuna inanılan ama doğruluğu tam olarak ispatlanmamış herhangi bir şey,  kendisinden teorinin ayrıldığı dayanaklar.

 

pazar fiyatı (at-market price): Rakiplerin aynı ürünü sunmalarına benzer.

 

arka yüz sistemleri (back-end systems) Envanter yönetim aşaması ile alakalıdır; kaynaklar belirlendikten sonra yer alır.

 

geriye doğru kariyer hareketi (backward career movement) Bir öncekine göre daha düşük bir kariyere doğru gerileme.

 

dengeli ürün gamları (balanced assortments) Belirli bir pazar için iyice planlanmış özel bir zevke hitap eden tarz, beden ve renk varyasyonları; müşterinin memnun olması ve merchandising amaçlarının yerine getirilmiş olması gerekir.

 

temel ürünler (basic goods) Bir merchandising çevriminden bir sonraki çevrime kadar tarzlarında çok az değişiklik geçiren sınıflandırmalar.

 

temel gelir beyanatları (basic income statements) gelir ölçümleri ve gelir değişiklikleri için bilgi sağlayan onbir temel unsuru içine alan belgeler.

 

firmanın davranış teorileri (behavioral theories of the firm) Firmanın etkinliklerini açıklarken insan davranışlarının rolünü vurgular; kurumsal hedeflerin nasıl oluştuğu, stratejilerin nasıl ortaya çıktığı ve bu stratejiler ile kararlara nasıl ulaşıldığı gibi konularla ilgilenir.

 

Hazır Giyim Firmasının Davranış Teorisi (Behavioral Theory Of The Apparel Firm-BTAF): Firmayı bazı ortak amaçları paylaşan çalışanların bir koalisyonu olarak görür; hazır giyim firması dahili bölgeler olarak da bilinen beş uzmanlaşma alanına bölünmüştür.

 

pazar altı fiyatı (below-market price) Aynı ürün için rakiplerin sunduklarından daha düşük bir fiyat; normal fiyat artışından daha düşüşe dayanabilir.

 

karşılaştırmalı değerlendirmeler (benchmarks) Karşılaştırma noktaları; başarı seviyelerinin göstergeleri.

 

daha iyi fiyat aralığı (better price range) Ürün sınıfı için ortalama fiyatlandırmadan daha fazlası, bir ürünün kalitesinin daha iyi olduğu ama özel tasarım olmadığı anlamına gelir; genellikle yüksek gelirli insanların gittiği departman mağazalarda ve tek tip ürün satan specialty mağazalarda kullanılır.

 

konşimento (bill of lading-B/L): Taşımacı tarafından malların nakliyesinin kabul edildiğini gösteren makbuz.

 

faturalanmış maliyet (billed cost) Liste fiyatı eksi faturada belirtilen miktar ve ticari iskontolar.

 

aşağıdan yukarı planlama (bottom-up planning) Müşteriyle ilişkisinin yakınlığına göre kurumda en düşük seviyedeki kişi ile başlayan mal planlaması.

 

geçiş fiyat aralığı  (bridge price range) Daha iyi fiyat ile tasarımcı fiyatı arasındaki fiyatlandırma çeşitliliği; moda kıyafetlerinin bazı özellikleri; departman mağazalarında yer  alan tasarımcı butiklerinde ve tasarımcının adını taşıyan ve tek tip ürün satan specialty mağazalarında rastlanır.

 

alıcı (buyer) Seri planlarını tamamlamak için genellikle tasarımcılara ait ve/veya markalı ürünleri satın alan, imalatçı ya da perakendeci bir firmanın çalışanı.

 

kariyer (career) Bir kişinin hayatında iş ile ilgili kişisel olarak algılanan tecrübeler ve etkinliklerle alakalı tavır ve davranışlar dizisi (Hall, 1976).

 

kariyer ilerlemesi (career advancement) Bir öncekine göre daha yüksek bir kariyere doğru ilerleme.

 

kariyer seçimi (career choice) Bir kişinin işindeki odak olarak bir uzmanlık alanı seçme süreci.

 

kariyer kodu (career code) Merchandising sınıflandırmasına göre hem içerisinde meslek sorumluluğu bulunan uzmanlaşma alanını hem de bu uzmanlaşma içindeki kariyer seviyesini temsil eden iki haneli sayı.

 

kariyer gelişimi (career development) Hayat boyu devam edecek, işle ilgili olanakları inceleme ve bir kişinin bilinçli olarak hayatında ne yapmak istediğine karar verme süreci (“Born Free.” A World of Options, 1978).

 

kariyer  seviyesi (career level) Kariyer ilerlemesindeki bir aşama.

 

kariyerde izlenen yol (career path) Bir bireyin edindiği mesleklerin sıralanması.

 

Karayib Ülkeleri Girişimi (Caribbean Basin Initiative-CBI) NAFTA’dan sonra 1987 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Orta Amerika ve Batı Hint Adalarında yer alan diğer ülkelerle ticaret yapmasını güdülemek için oluşturulmuştur.

 

Karayip Ülkeleri Ticaret Ortaklığı Kanunu (Caribbean Basin Trade Partnership Act-CBTPA) Amerika Birleşik Devletleri ve Karayib Ülkeleri arasındaki ticareti ilerletmek için 2000 yılında yürürlüğe giren ticari anlaşma.

 

nakit indirimi (cash discount) İmzalanan kontratta belirlenen zamanda faturanın ödenmesini teşvik etmek için faturalanmış maliyet üzerinden yapılan indirim.

 

teslimatta nakit ödeme (cash on delivery-COD) Ödeme koşulu; indirim yapılmaz ve  mallar teslim edildiğinde paranın tamamının nakit olarak ya da tasdikli çek ile ödenmesi gerektiği anlamına gelir.

 

köken sertifikası (certificate of origin) İlgili malların belirli bir ülkede imal edildiğini doğrulayan belge.

 

yoğun değişim geçiren ürünler (change-intensive products) Moda ve sezonsal etkiler nedeniyle çok sık değişiklik geçiren ürünler.

 

kapalı uçlu sorular (close-ended questions) “Evet” ya da  “hayır” diye cevaplanan ve cevaplarken müşterinin ayrıntılara girmesine fırsat vermeyen sorular.

 

satışı sonlandırma (closing the sale) Müşteriyi ürünü alma konusunda ikna etmek.

 

uyulacak kuralları gösteren tüzükler (codes of conduct) Üretimde çalışan kişilerin haklarını korumaya yönelik adil ve sorumlu ticaret uygulamalarını öne çıkaran kurallar.

 

ticari sistemler (commercial systems) Bilgisayar yazılım şirketlerinden ve danışman şirketlerden satın alınabilen bilgisayar programları.

 

karşılaştırma fiyatı (comparision price) “Normal fiyat” ya da ürünün değerini temsil etmek üzere reklamlarda ya da fiyat etiketinde sunulan fiyat.

 

kavramlar (constructs) Bir teorinin temel değişkenleri.

 

kontrat tarihlemesi (contract dating) Nakit indirimin ne zaman yapılacağını ve bir faturanın en son ne zaman ödeneceğini belirler.

 

kontraktör değerlendirmesi (contractor evaluation) Potansiyel bir kontraktörün kalite, maliyet, sevkıyatta güvenilirlik ve mali istikrar standartlarını yerine getirip getirmediğinin değerlendirilmesi.

 

maliyet (cost) Malları ya da hizmeti alabilmek için verilen değer; bir ürüne sahip olabilmek için yatırılan miktar.

 

maliyet, sigorta ve nakliye (cost, insurance, freight-CIF) Nakliye koşulu; mal gönderilir gönderilmez mülkiyet el değiştirir; faturalanmış maliyete mal maliyeti, sigorta ve nakliye de dahildir.

 

satılan malların maliyeti (cost of goods sold) Firmanın satılan malı elde etmek ya da üretmek için ödediği para miktarıdır. (satışa hazır mal maliyeti eksi geriye kalan envanterin maliyet değeri).

 

maliyet artı ek fiyat fiyatlandırması (cost-plus pricing) Satışa sunulan her bir ürünün belirli bir seviyedeki fiyat artışı olduğunun farkına varan fiyatlandırma süreci. 

 

tezgah numunesi (counter sample) Kontraktör tarafından yapılan prototip kıyafetin bir kopyası.

 

başvuru mektubu (cover letter) Potansiyel işveren ile iletişim kurmak için bir araç; şirket hakkında sahip olunan bilgiyi ve başvuruda bulunan kişinin işe ne gibi fayda sağlayacağını gösterir.

 

yaratıcı tasarım (creative design) Seri konseptini yansıtırken nadir olan ürün gruplarının analizine, yaratıcılığına ve oluşumuna odaklanan ürün geliştirme evresi.

 

mevcut satışlar (current sales) Bir müşteri herhangi bir mal satın aldığı zaman ve mağaza bu satışı mevcut olarak tanımlanan zaman diliminde kaydettiği zaman ortaya çıkan satışlar; bir gün, bir hafta, bir ay ya da bir yıl olabilir.

 

müşteri odaklı yönetim sistemleri (customer-driven business systems) Müşterilerine ve müşterilerinin ihtiyaçlarını tatmin etmeye odaklanan şirketler.

 

müşteri ihtiyaçları (customer needs) Müşterinin ihtiyacı olan herhangi bir şey, mal çeşidi, tarz ve fiyat gibi; müşteriye cevap verme, sürat, bilgili eleman, doğruluk ve erişimin dahil olduğu müşteri hizmetleri.

 

müşteri yanıt sistemi (the customer response system-CRS) Müşterinin ne istediğini önceden belirlenmesi ve ürün gamının planlanması ile ürün gamındaki malların gerçekten müşteri odaklı olması böylece de müşteri istediği an istediği ürüne ulaşabilmesi.

 

müşteri iadeleri ve tenzilatlar (customer returns and allowances) Malın iade edilmesi ve paranın geri ödenmesi ya da müşterinin memnuniyetsizliği yüzünden fiyat ayarlaması sebebiyle satışın iptal edilmesi.

 

müşteri hizmeti (customer service) Müşteri ile mağaza personelinin herhangi bir etkileşimi.

 

müşteri istekleri (customer wants) Müşterinin arzuladığı şey.

 

müşterinin itirazları (customer’s objections) Müşterinin mal, mağaza ve servis hakkında yaptığı olumsuz yorumlar.

 

Gümrük komisyoncusu (Customs House broker) Gümrükten çıkarma işlemlerini şirket yararına kolaylaştırmak için limanda bekleyen kişi; gümrük girişlerinin hazırlanmak ve dosyalamak, vadesi gelen gümrük vergilerinin ödenmesini ayarlamak, malların gümrükten çekilmesi için işlemleri yapmak ve gümrükle ilgili konularda müşteriyi temsil etmek için Maliye Bakanlığı tarafından görevlendirilmiş bir kişi ya da firma.

 

kes, yap, paketle ve kota tedarik (cut, make, pack and quota sourcing-CMPQ) Tedarik üretimi sırasındaki sözleşme maliyetlerinin esaslarını tanımlar; tedarik şirketi, tasarımların, kalıpların ve ürün özelliklerinin de içinde olduğu ürün geliştirmeden ve tedarik malzemelerinden sorumludur; kontraktör ürünlerin kesilmesi, dikilmesi ve paketlenmesi için işçi ve donanım sağlar ve kota kirası toplam maliyete dahil edilir.

 

veri güvenilirliği (data integrity) Gerçekliği doğru bir şekilde veren bilgi.

 

fatura üzerinde tarih tarihlemesi (date on invoice dating-DOI) Mal satın alma kontratlarında kullanılan bir terim; fatura ödemesi için normal ya da sıradan tarihleme biçimi olarak ele alınır.

 

teslimat ve tahsis planları (delivery and allocation plans) Hangi malların nerede, ne zaman ve ne kadar bulunacağını belirleyen planlar.

 

geliştirme paketi (development package) Yaratıcı tasarım ve seri benimsenmesi süreçlerinin sonucu.

 

ayırt edilmiş ürünler (differentiated products) rakip firmalar tarafından üretilen ya da dağıtılan ürünlerin yanında ayırt edileilen ürünler.

 

sergileme (displaying) Malın müşteri tarafından satın alınacak hale getirilmesi süreci.

 

sıkıntılı mallar (distressed goods) İstenilen ilk fiyattan satılamayan mallar; ikinci kalite mallar, aşırı üretilmiş mallar, numuneler, bir önceki sezonun malları ve perakendeciden geri gelen mallar.

 

dağıtım (distributing) Malı teslim alma, sınıflandırma, paylaştırma, seçme ve nakletme süreci.

 

farklı ürün gamları (diverse assortment) SKU başına bir kaç birim paylaştırılmış ürün gamları, bireysel bir mağazanın ürün gamı ortalamada 5 ya da daha azdır

 

dolar bazında open-to-buy (dollar open-to-buy) Teslim alınacak planlanmış mal ile perakende olarak siparişi verilmiş mal arasındaki fark.

 

maliyet fiyatından dolar bazında open-to-buy (dollar open-to-buy at cost) Pazarda toptan satış fiyatından harcanması planlanmış dolar miktarı.

 

dolar bazında planlar (dollar plans) Mal bütçelerinin geleneksel şekli; departmanlara ya da mal kategorilerine dolar paylaşımı, satışa hazır hale getirilebilecek mal miktarını belirler ama performanstaki diğer gelişmeleri destekleyecek stratejilerin taslağını çizmez.

 

dinamik merchandising süreci (dynamic merchandising process) Sürekli olarak yeni bilgi katan ürün serilerinin planlaması, geliştirilmesi ve sunumu.

 

firmanın ekonomik teorileri (economic theories of the firm) Mikro ekonomik varsayımlara dayanan firma teorileri; kârın en üst düzeye çıkarılmasını vurgular.

 

eğitim geçmişi (educational background) Bir eğitim enstitüsünden alınmış dereceler ya da diğer örgün eğitimsel tecrübeler.

 

elektronik veri değişimi (electronic data interchange-EDI): Satış bilgileri, satın alma emirleri ya da standart bir formattaki faturalar gibi ticari belgelerin bilgisayardan bilgisayara iletilmesi.

 

ay sonu tarihlemesi (end of month dating- EOM) Mal satın alma kontratlarında kullanılan bir terim; indirimlerin ve son ödeme tarihlerinin faturanın kendi tarihinden ziyade faturanın tarihlendiği ayın sonundan itibaren hesaplanacağı anlamına gelir.

 

çift rakamla biten dolar bazında fiyatlandırmalar (even-dollar endings) Fiyatlarda çift rakamlı ücretler kullanan bir fiyatlandırma sistemi; bu fiyatlandırma sistemi hazır giyimde genel olarak daha iyi, geçiş ve tasarım malları için kullanılır.

 

Avro para birimi (Euro currency) Avrupa Birliği’ne dahil olan ülkelerin kullandığı para birimi.

 

Avrupa Ticari Bloğu (Europe Trading Bloc) Doğu ve Batı Avrupa’da yer alan ülkeler.

 

Avrupa Birliği (European Union-EU) 1952’de kurulmuştur ve 12 devletten oluşur- Avusturya, Belçika, Danimarka, İngiltere, Finlandiya,Fransa, Almanya, Yunanistan, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Portekiz, İspanya, İsviçre ve Birleşik Krallığı  içine alan ve 1993 yılında oluşturulan birlik.

 

her gün düşük fiyat politikası (everyday low pricing- EDLP) Müşterilerin dikkatini kendi yararlarına olacak adil fiyatlandırmaya çeken fiyatlandırma stratejisi.

 

yönetim bölgesi (executive constituency) Genellikle işlevsel uzmanlaşma alanları/ bölgelerin başkanları ve mal sahibi/müdür ya da baş yetkili memur/başkandan oluşan bir hazır giyim firmasının yönetimi.

 

harici koalisyonlar (external coalitions) Hazır Giyim Firmasının Davranış Teorisine (Kunz, 1995) göre, firmanın etkileşim içinde olduğu harici gruplar; rakipler, müşteriler, çalışanların aileleri, hissedarlar ve tedarikçiler.

 

kumaş sevki kuralı (fabric forward rule) Serbest ticaretten yararlanabilmek açısından giyim eşyasında kullanılacak kumaşın ABD ya da Kanada’da imal edilmiş olması şartını koşan Amerika-Kanada Serbest Ticaret Antlaşması’nın bir kuralı.

 

moda ürünler (fashion goods) Bir merchandising çevriminden bir diğerine tarzda değişiklik yapılması talep edilen mal sınıfları.

 

finans bölgesi (finance constituency) Hazır Giyim Firmasının Davranış Teorisine göre firmanın altı dahili bölgesinden birisi; daha önce yapılan işlerin kârlılığını değerlendirir ve gelecekte yapılacak işler için amaçlar belirler.

 

ilk fiyat (first price) Orijinal perakende satış fiyatı; liste fiyatıyla ya da müşterinin fiyat etiketinde gördüğü fiyatla aynı olabileceği gibi farklı da olabilir; ilk fiyat perakende fiyat yapıları için temel fiyattır.

 

esnek malzeme Kıyafet imalatında kullanılan ve insan vücudunun rahat bir şekilde hareket etmesini ve vücudu sarmasını sağlayan “yumuşak” malzemeler.

 

odaklı ürün gamları (focused assortments) SKU başına pek çok birim paylaştırılmış ürün gamları, genellikle 10 ya da daha fazladır.

 

tahmin (forecasting) Mevcut trendlerle ilintili geçmişten gelen birçok faktöre ve çevresel faktörlere dayanarak geleceği tahmin etmek.

 

FAS (free alongside the ship) Bir mal satın alma sözleşme koşulu; satıcı malların mülkiyetinin tedarikçi firmaya geçtiği yer olan rıhtıma kadar nakliyesini üstlenir; ürün taşıma masrafları tedarikçi firma tarafından karşılanır. 

 

FOB (free on board) Mal satın alma sözleşmesinde kullanılan bir nakliye koşulu; FOB başlangıç ya da FOB fabrika mülkiyetin mallar nakliye aracına yüklenmesiyle el değiştirdiği anlamına gelir ve alıcı nakliye masraflarını üstlenir; FOB dağıtım merkezi ya da FOB mağaza mülkiyetin mallar yerlerine ulaştıktan sonra el değiştirdiği anlamına gelir ve alıcı nakliye masraflarını üstlenir.

 

ön-yüz sistemleri (front-end systems) Merchandisingin planlama aşaması ile ilişkilidir ve kaynaklar belirlenmeden önce olur.

 

her şey dahil tedarik (full package sourcing-FPS) Bir mal satın alma sözleşme koşulu; giysi yapmak için gerekli olan her şey (malzemeyi satın almak, numuneleri geliştirmek, giysileri yapmak ve birinci sınıf malları tedarik şirketine yollamak) kontraktör tarafından sağlanır; kumaş ya da araç gereçler tedarik şirketine ait değildir.

 

tam hizmet (full service) Satış personeli birebir satış hizmetini ücretsiz hediye paketleme, tadilatlar, nakliye ve park alanının varlığı gibi müşteriye rahatlık sunan diğer kolaylıklarla birlikte müşteri hizmeti ortamında birleştirir.

 

temel mal bütçesi (fundamental merchandise budget) Genişletilmiş mal bütçesinin temeli; bir önceki yıla ait satışlar, yüzde olarak artışlar ya da düşüşler, planlanmış satışlar, planlanmış eksilmeler, teslim alınacak mal, ilk fiyat ve birim sayısı.

 

 

garantili erişim seviyeleri (guaranteed access levels-GALS) Kotalar ile kısıtlanmayan ithalat miktarı.

 

Giysi Alım Anlaşması (Garment purchase agreement-GPA) Belirlenmiş miktardaki bir malı anlaşılan fiyattan, belirlenmiş zaman dilimi içerisinde ve belirlenmiş şart ve koşullarda satın almak için hazırlanan yasal sözleşme.

 

Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (General Agreement On Tariffs And Trade-GATT) Asıl amacı ticari bariyerleri azaltarak serbest ticareti ilerletmek olan dünya çapında bir ticaret anlaşması; sonraları Dünya Ticaret Anlaşması (WTO) ile yer değiştirmiştir.

 

küreselleşme (globalization) Ticari bakış açısı ile küreselleşme dünyadaki çeşitli yerleri pazar ve/veya mal üretmek ya da elde etmek için kaynak olarak görmektir.

 

brüt kâr (gross margin-GM) İşletme masraflarını karşılamak ve kâr oluşturmak için mevcut olan gelirdir; bazen de brüt kâr olarak adlandırılır. (Net satışlar - Satılan malların maliyeti).

 

envanterin brüt kâra getirisi (gross margin return on inventory-GMROI) Dolar bazında brüt kâr ile ortalama envanter yatırımı arasındaki ilişkiyi gösteren mali oran.

 

kâr marjı (gross profit) “Brüt kâr”a bakın.

 

brüt satışlar (gross sales) Bir firmanın mallarının ve servislerinin satışından elde ettiği dolar bazında toplam gelir.

 

Uyumlaştırılmış Gümrük Vergileri Sistemi (Harmonized System of Tariffs) Küreselleşmiş uluslararası ticari vergilendirme sistemi; yakın zamanda Amerika Birleşik Devletleri gümrük Vergisi Programı’nın yerine geçmiştir.

 

yüksek-düşük fiyatlandırma (high-low pricing) Müşteri trafiğini harekete geçirmek için periyodik ve bazen de çok sık görülen geçici fiyat indirimlerini içine alan fiyatlandırma stratejisi; promosyon fiyatlandırma olarak da adlandırılır.

 

teknolojinin uygulanması (implementation of technology) Rogers’a (1983) göre yeniliğin yayılması teorisinin iki aşamasından bir tanesi; teknoloji kullanılmaya başlandıkça ortaya çıkar.

 

Malın stokta  bulunma durumu (in-stock) Tarz, beden ve renk ile tanımlanan belirli stok tutma birimi (SKU), satın almak için hazırdır.

 

mağaza içi alışveriş davranışı (in-store shopping behaviour) Durumsal faktörlerin, alışveriş niyetlerinin ve stok durumlarının mağaza içi satın alma kararlarını nasıl etkilediğine bakan bir  davranış modeli (Kunz & Song,1996).

 

gelir ölçümleri (income measurements) Belirli bir dönemde yapılan işten kazanılan gelirin farklı şekillerde tanımlanması; net satışlar, net satışlar, brüt kâr, işletme kârı ve net kâr.

 

gelir değişiklikleri (income modifications) Gelir ölçümlerindeki farklılıkların sebepleri; müşteri iadeleri ve tenzilatlar, satılan malların maliyeti, işletme giderleri ve diğer gelir ve/veya giderler.

 

gelir beyanatı (income statement) Belirlenmiş bir zaman dilimi için bir firmanın gelir ve giderlerinin özeti; genellikle aylık, üç aylık ve/veya yıllık esasla hazırlanırlar.

 

başlangıç teslimatı (initial delivery) Satış döneminin başında teslim edilen başlangıç siparişinin hepsi ya da bir kısmı.

 

başlangıç fiyat artışı (initial markup) Toptan satış fiyatı ile ilk fiyat arasındaki fark.

 

perakende satışa dayanan başlangıç fiyat artışı (initial markup based on retail) Perakendeciler tarafından tercih edilen hesaplama metodu.

 

teknolojiye giriş (initiation of technology) Rogers’a (1983) göre yeniliğin yayılması teorisinin iki aşamasından bir tanesi; teknolojinin benimsendiğini gösterir.

 

etkileşimli planlama (interactive planning) Firmanın bütün bölgelerinden alınan bilgilerle ortaya çıkan bir takım çalışması etkinliği; yukarıdan aşağıya ve aşağıdan yukarı sistemlerinin bir karışımı.

 

firmanın dahili bölgeleri (internal constituencies of the firm) Hazır Giyim Firmasının Davranış Teorisine (Kunz, 1995) göre, firma içindeki uzmanlaşma alanları.

 

dahili seri benimseme (internal line adoption) Belirli ürünlerin seri planına önerilen ilaveleri için ortak karar almak ve destek vermek amacıyla serinin firma içerisinde sergilenmesi.

 

dahili ortaklık (internal partnering) Firmanın değişik bölgelerinden gelen elemanlarla oluşturulan çapraz işlevli takımlar kullanılarak firmanın verimliliğinin artırması açısından merchandising etkinliklerinin koordinasyonunun sağlanması.

 

Internet (internet) Dünyanın dört bir yanında var olan bilgisayar ağlarını bünyesinde toplayan elektronik komünikasyon ağı. 

 

envanter (inventory): Herhangi bir zamanda stokta bulunan mal.

 

stok-satış oranı metodu (inventory-to-sales ratio method) Bir merchandiserın aylık satışlarda elinde belli bir oranda mal bulundurması gerektiği esasına dayanan envanter planlama metodu; daha çok moda/sezonsal mallar için kullanılır.

 

fatura ödeme koşulları (invoice payment terms) Faturalanmış maliyetin ne kadarının ve ne zaman perakendeci tarafından ödeneceğini belirleyen kurallar.

 

Madde 807/Bölüm 9802 (Item 807/Chapter 9802) Ürünlerin ABD’de tasarlanıp ve kesilmesine, ihraç edilerek yabancı bir ülkede dikilmesine ve sonra da sadece katma değer üzerinden belirlenen gümrük vergileri ile ithal edilmesine olanak sağlayan ABD gümrük vergisi programındaki özel bir madde.

 

aracı fiyatı (job-off price) Sıkıntılı malların bir aracıya satılma fiyatı; parça başı ya da ağırlıkla satılabilirler.

 

ortak ürün geliştirme (joint product development) QR ortamında merchandisingin ana bileşenidir; seri konseptini geliştirmek, seri gidişatını belirlemek ve ürünleri geliştirmek için perakende merchandiserların imalatçı merchandiserlar ve tasarımcılarla birlikte çalışması.

 

tam zamanında (just-in-time--JIT) Bütün kurumların dahili etkinliklerinden ve harici değiş tokuş etkinliklerinden atık maddeleri temizlemeye odaklanmış bir iş felsefesidir (O’Neal & Bertrand, 1991).

 

imitasyon (knockoff) Başka bir firmanın serisinden uyarlama ya da değişiklik yapma, genellikle orijinalinden daha düşük bir fiyatla satışa sunulur (Glock & Kunz, 1995).

 

iş gücü istismarı (labor exploitation) Bir kişinin başkalarının emeklerinden kendisi bir şey katmadan kâr elde etmesidir.

 

varış limanındaki maliyet (landed cost) Malların alıcının dağıtım merkezine teslim edilinceye kadar olan maliyeti.

 

satış döneminin sonlarına doğru sunulan indirim (late-selling-period discount) İmalatçının malzemeye yatırım yapmış olduğu durumlarda üretimi ve malların satışını uzatmak için kullanılan indirim.

 

yatay kariyer hareketi (lateral career move) Aynı kariyer seviyesini koruyarak uzmanlaşma alanları ya da meslek ünvanları arasındaki hareket.

 

liderlik (leadership): Yönlendirme, motive etme ve teşvik etmenin dahil olduğu  yetkiyi belirtir (Kotter & Heskett, 1992).

 

öğrenme (learning) Daha uzun süreli sonuçlar için  öğrenim işinin sonucu (Barr &Tagg, 1995).

 

öğrenen kurum (learning organization) Devamlı gelişen bir kurum; çalışanlar bir sonraki mantıklı adımı belirler ve devam eden gelişmeleri başlatır.

 

teminat mektubu (letter of credit) Alıcının talebi üzerine banka tarafından, satıcıya belli koşullara uymasına bağlı olarak ödeme yapılmasına izin veren yazılı belge; feshedilemez veya devredilebilir nitelikte olabilir.

 

hayat yapısını değiştirenler (life-structure modifiers) Bir kişinin yaşama şeklini değiştiren ama aynı zamanda sürekliliğini devam ettiren olay(lar).

 

sınırlı hizmet (limited service) Self servis ve tam hizmetin bazı yönlerini bir araya toplar; müşterilerin malları kendilerinin seçmesini gerektirir.

 

seri benimseme (line adoption) Hangi mal gruplarının benimseneceği, seride hangi tasarımların tarz olarak seçileceği, model stokları, kâr marjları, fiyatlar ve her  bir mal grubu için beklenen hacmi belirler.

 

seri konsepti (line concept) Serinin kimliğine ve satılabilirliğine katkıda bulunan görüntü ve cazibeyi içerir.

 

seri geliştirme (line development) Satışa sunulacak tarzların, kumaşların, renklerin ve bedenlerin belirlenme süreci; gerçek malın seri planına uygulanması.

 

seri ön izlemesi (line preview) Merchandising ve pazarlama bölgelerinin sezon serisini satış personeline sunma zamanı (Glock & Kunz, 1995).

 

tasfiye fiyatı (liquidation price) Aracı fiyatına bakın.

 

liste fiyatı (list price) İmalatçıların/toptan satıcıların kataloglarında ya da fiyat belgelerinde yer alan önerilen perakende satış fiyatı; ürünün değerinin nihai müşteri tarafından tahmin edilmesi; toptan satış fiyat yapısının temeli.

 

yükleme (loading) Mal satın alma kontratlarında kullanılan bir terim; aynı indirim oranının tüm faturalarda uygulanması için faturalanmış maliyeti ayarlamak

 

kayıp satışlar (lost sales) Bir müşteri başka bir mağazaya giderse ya da alışveriş yapmaktan vazgeçerse ortaya çıkar.

 

alt uç fiyat aralığı (low-end price range) Ürün sınıfı için istenen göreceli en düşük fiyat; bit pazarları, outletler, sokak satıcıları ve tek fiyatlı indirim mağazaları tarafından kullanılır; malın kalitesini düşük olması riski fazladır.

 

plan yapmak (make plan) Merchandiserlar satış artışlarına ve planlanmış satışlarına ulaştıkları zaman gelir beyanatının başarılı bir yıl geçirildiğini gösterir.

 

siparişe dayalı üretim (make-to-order) Satın alma emirleri alındıktan sonra ürünlerin üretilmesi.

 

yönetim (management) Bütçe yapma, düzenleme ve kontrol etmektir.

 

imalatçı (manufacturer) Genellikle büyük miktarlarda ve işçi gücü ile elde ya da makinelerle üretim işinde olan bir kişi ya da şirket,

 

imalatçının toptan satış fiyatı (manufacturer’s wholesale price) Liste fiyatı eksi miktar, sezonsal ve ticari indirimler.

 

fiyat indirimi (markdown) İlk fiyat ve promosyon ya da tenzilat fiyatı arasındaki fark.

 

fiyat artışı iptali (markup cancellation) İlk fiyatı korumak için fiyat indiriminin ortadan kaldırılması; müşterinin göreceği bir sonraki fiyatı belirlemek için başka bir fiyat indirimi ya da ilave bir fiyat indirimi ile uygulanabilir.

 

fiyat indirimi desteği (markdown money) Perakendecilerin envanterlerini elden çıkarmak için gerekli olan fiyat indirimlerini telafi etmeleri için bazı satış kontratlarında yer alan bir indirim çeşidi.

 

pazar odaklı (market-driven) Firmanın kapasitesine göre müşterilerinin karşılanmamış ihtiyaçlarını belirleyen ve değerlendiren ve daha sonra alışveriş yapan, üreten ve buna göre de pazarlayan bir firma.

 

pazarlanabilir kombinasyon (marketable combination) Birçok işverenin ilgisini çeken belli bir bireyin öğrenim geçmişi, profesyonel tecrübeleri ve kişisel vasıflarının karışımı.

 

pazarlama kavramı (marketing concept) Harici koalisyonlarının, yani değişim ortakları özellikle de müşterilerinin,  istek ve ihtiyaçlarını karşılamak için yapılacak işleri ve etkinlikleri idare eden şirket felsefesi (Houston, 1986).

 

pazarlama bölgesi (marketing constituency) Hazır Giyim Firmasının Davranış Teorisine göre firmanın altı dahili bölgesinden birisi; bir şirketin pazarını belirlemek, şirketin imajını ve promosyonlarla da ürünlerini şekillendirmek ve güçlendirmek, satış fırsatlarını en iyi şekilde kullanmak ve anonim büyüme için alternatif stratejiler geliştirmek ile sorumludur.

 

matris alımı (matrix buying): Kendi seri geliştirme süreçlerinin etkinliğini artırmak için birçok büyük perakendecinin kullandığı araç; merchandising grubu en iyi ve/veya en baskın tedarikçilerini belirler ve her bir mal sınıflandırması için tercih edilen satıcıların matrisini çıkarır.

 

başarı ölçüleri (measures of success) Bir şirket bünyesinde çalışan herhangi bir bireyin başarı seviyesini belirleyen kıstaslar.

 

mal yaklaşımı (merchandise approach) Müşteri belirli bir mal üzerine odaklandığı zamanlarda kullanılan üç perakende müşteri yaklaşımından bir tanesi; selamlama genellikle sıradan bir “merhaba” ve mal hakkındaki yorumlardan oluşur.

 

ürün gamında yer alan mallar (merchandise assortment) Seride bulunan tarz, renk ve beden sayısı.

 

Mal bütçesi (merchandise budget) Mal kategorisi ya da sınıflandırmasına göre planlanmış satışlar para yatırımı  ve open-to-buy.

 

mal kategorileri (merchandise categories) Toplam mal karışımının önemli bileşenleri.

 

mal sınıflandırması (merchandise classification) Bir mal kategorisi içindeki ürün grupları.

 

mal maliyeti (merchandise cost) Malları ya da hizmeti alabilmek için verilen değer ya da bir ürüne sahip olabilmek için yatırılan miktar.

 

mal grupları (merchandise groups) Müşterinin bakış açısından birbirinin yerine geçebilecek ürünler; fonksiyon olarak, satış dönemi olarak ve fiyat olarak benzerlik gösteren ürünler.

 

mal/seri geliştirme (merchandise/line development) Satışa sunulacak tarz, beden ve renkleri belirleme süreci; asıl malın seri planına uygulanması.

 

mal/seri planı (merchandise/line plan) Bütçelerin ve ürün gamı planlarının kombinasyonu; satış geçmişine, amaçlara ve tahminlere dayanır; seri geliştirmenin iskeletini oluşturur.

 

mal/seri planlama (merchandise/line planning) Satış geçmişine, amaçlara ve tahminlere dayanan bütçelerin ve ürün gamı planlarının kombinasyonu; seri geliştirmenin iskeleti.

 

mal/seri sunumu (merchandise/line presentation) Seriyi değerlendirmek ve göze çarpıcı ve satılabilir bir hale getirmek için gerekli olan süreç.

 

mal karışımı (merchandise mix) Belirli bir imalatçı ya da perakendeci tarafından sunulan ürünlerin hepsi. 

 

mal/ürün serisi (merchandise/product line) Benzer ya da ilintili müşteri ihtiyaçlarını karşılayacak, hedeflenen fiyat aralığı arasında satılabilecek ve benzer stratejilerle pazarlanan tarzların kombinasyonundan oluşur.

 

mal seçme konusunda yardımcı olma (merchandise selection assistance) Malı müşteriye gösterme ve fayda ve özelliklerini müşteriye anlatma.

 

mal altsınıfları (merchandise subclasses) Sınıflar içerisindeki ürün grupları.

 

teslim alınacak mal (merchandise to receive) Planlanmış satışlara ulaşılabilmesi için perakende seviyede teslim alınacak ürünler; dolar, birim ya da SKU bazında ölçülebilir.

 

merchandising (merchandising) Fiyatlandırmaya, sınıflandırmaya, tarz belirlemeye ve zamanlamaya göre tanımlanmış hedef piyasalar  için ürün serileri planlama, geliştirme ve sunma süreci (Glock & Kunz, 1995).

 

merchandising ve işletme oranlarını (merchandising and operating ratios) Gelir beyanatında yer alan net satışların yüzdesi olan gösterilen oranlar.

 

merchandising takvimi (merchandising calendar) Belirli bir mal grubunun merchandising çevrimi ile bağlantılı ayları, merchandising çevrimi içerisindeki haftaları, mevsimsel olayları, satış ve geçiş dönemlerini, fiyatlandırma planını ve teslimat planını içeren çizelge.

 

merchandising bölgesi (merchandising constituency) Hazır Giyim Firmasının Davranış Teorisine göre firmanın altı dahili bölgesinden birisi; müşterilerin hazır giyim hakkındaki tercihlerini firmanın geri kalan kısmı için yorumlamakla sorumludur; ürün serilerini planlamak, geliştirmek ve sunmak.

 

merchandising çevrimi (merchandising cycle) Şubat ayının ilk haftası ile Ocak ayının son haftası arasındaki  bir yıllık süre.

 

 merchandising teknolojisi (merchandising technology) Bilgi teknolojisi ve telekomünikasyonun sosyal ve kültürel değeri yansıtacak şekilde ürün serilerinin planlama, geliştirme ve sunumuna sistematik olarak uygulanması.

 

model stok (model stock) Ürün gamı faktörlerine göre ürün gamında yer alan mallar için yapılan plan; ürün gamında her bir ürün gamı faktöründen  ne kadar yer alacağını belirler.

 

moderate price range (makul fiyat aralığı) ürün sınıfının ortalama fiyatından satılan mallar; aynı zamanda makul fiyatın üst kısımları ya da makul fiyatın alt kısımları olarak da tanımlanır; genellikle departman ya da tek tip ürün satan specialty mağaza zincirlerinde kullanılır.

 

Çok Elyaflılar Antlaşması (M-FA- Multi Fiber Agreement) 50 kadar üye ülke arasındaki karşılıklı anlaşmalara dayanarak tekstil ve hazır giyim eşyalarındaki kotalar sistemi olarak faaliyet gösteren ticari düzenleme; gelişmiş ülkelerdeki tekstil ve hazır giyim endüstrilerini düşük ücretle işçi çalıştıran gelişmekte olan ülkelerden gelebilecek yüklü ithal mallarına karşı korumak için tasarlanmıştır.

 

çoklu teslimat stratejisi (multiple delivery strategy) Bir başlangıç siparişine ve yeniden sipariş(ler)e dayanan belirli bir ürün gamının  birden fazla seferde teslim edilmesi.

 

vergiler ödenmeden önceki net kâr (net profit before taxes) Bir firmanın gelir vergisini ödeme figürü.

 

net satışlar (net sales) Malların ve hizmetlerin satışından elde edilen gerçek gelir (brüt satışlar - müşteri iadeleri ve tenzilatlar).

 

Kuzey Amerika Serbest Ticaret Antlaşması (NAFTA- North America Free Trade Agreement): ABD, Kanada ve Meksika arasında 1994 yılında imzalanan ticari anlaşma; amacı genişletilmiş ticaret ve yatırım ile ekonomik büyümeyi teşvik etmektir.

 

açık uçlu sorular (open-ended questions) Ne, niçin, nasıl, ya da bana söyler misiniz ile başlayan ve cevap verirken ayrıntılara girmeye teşvik eden sorular.

 

alıma açık miktar (open-to-buy) mal yatırımını satış donemi öncesinde ve satış donemi süresince kontrol etme aracı; teslim alınacak planlanmış mal eksi sipariş edilecek mal.

 

işletme kârı (operating profit) Ticaretin devam etmesi ile alakalı bütün mali zorunluluklar karşılandıktan sonra geriye kalan kâr (kâr marjı - işletme giderleri).

 

operasyon bölgesi (operations constituency) Hazır Giyim Firmasının Davranış Teorisine göre firmanın altı dahili bölgesinden birisi; kurumun insan kaynakları ve fiziksel mülkiyetini idare eder.

 

kurumsal piramit (organizational pyramid) Bir firmayı meydana getiren katmanları gösteren görsel örnek.

diğer gelir ve /veya giderler (other income and/or expense) Malları ve hizmetleri satmak dışında firmanın işletilmesiyle alakalı gelir ve maliyetler.

 

genel giderler/işletme gideri (overhead/operating expense) Satılan mal maliyeti ve mal tedarik maliyeti haricinde bir firmayı işletmek için gerekli olan maliyetler

 

kalıp kontrol süreci (pattern check run-PCR) Yapım ve bedendeki tüm unsurların açık bir şekilde anlatıldığını ve kontraktör tarafından tam olarak anlaşıldığını garanti etmek için numuneler üretme.

 

etkin fiyatlandırma (penetration pricing) Pazar payını artırırken müşterinin kafasındaki değer imajını saptamak için tasarlanan fiyatlandırma stratejisi.

 

indirim yüzdesi (percent markdown) Net satış yüzdesi olarak hesaplanan indirim miktarı

 

envanter planlamada yüzdelik değişim metodu (percentage variation method of planning inventory) Satışlardaki gerçek değişimlere göre stok seviyelerini ayarlama; temel/sabit ve moda/sezonsal mallar için kullanılabilir.

 

satışları planlarken kullanılan yüzdelik artışı ya da düşüş metodu (percent increase or decrease method of planning sales) Bir önceki yıl gerçekleşen satışlar artı bir miktar yüzdelik artış ya da düşüş.

 

algısal harita (perceptual map) Kavramlar arası ilişkilerin iki boyutlu diyagramı.

 

envanter planlamada kullanılan periyodik yenileme metodu (periodic replenishment method of planning inventory) Satıcı ya da perakendeci tarafından gerçekleştirilen bilgisayar destekli siparişlerle otomatik yenileme; temel/sabit mallar için kullanılabilir.

 

kalıcı indirim (permanent markdown) Satılabilirliğe bağlı olarak malın değerindeki düşüşü gösteren fiyat indirimleri.

 

kişisel/gayri resmi/sosyal yaklaşım (personal/informal/social approach) Müşteri satıcıya yaklaştıysa ya da müşteri aranıyorsa kullanılır; selamlama basit bir “merhaba” gibi ya da hava, işler, mal, müşterinin kıyafeti ya da müşterinin çocukları hakkında bir yorumdan oluşan olumlu bir ifadedir.

 

birebir satış hizmetleri (personal selling service) Malın seçilmesi ve satın alınmasına yardımcı olabilmek için satıcı ve müşterinin yakın etkileşimi.

 

planlanmış maliyet (planned cost) İmalatçı tarafından verilen toptan satış fiyatı ile ya da ürün geliştiricileri tarafından belirlenen fiyat.

 

planlamış satışlar (planned sales) Mal bütçelerinin bir parçası olan daha önceki satışlara dayanan satışların tahmin edilmesi.

 

planogramlar (planograms) İlk olarak temel ihtiyaç maddelerinin satıldığı mağazalar için geliştirilmiş perakende alan kullanımı teknolojisinin bir sonucu.

 

giriş limanı (port of entry) Malların ve gemilerin girişi ve boşaltılması için tasarlanmış, gümrük yetkililerinin bulunduğu bir liman; önemli limanlar arasında Oakland, Los Angeles, New York City ve Miami vardır.

 

satış noktası (point of sale-POS) Yazarkasa tarafından kaydedilen bilgi.

 

portfolyo (portfolio) Bir kişinin kendisini potansiyel işverenine sunarken kullanacağı bir araç; fotoğraflar, çizimler, video kasetleri, stajyerlik etkinlikleri vb.

 

son-benimseme ürün gelişimi (post-adoption product development) Bir tasarımın bir tarza mükemmel bir şekilde uygulanmasını ve tarzın üretilebilir hale getirilmesini gerektiren süreçleri içerir; seri geliştirme surecinin bir parçası.

 

potansiyel satışlar (potential sales) Müşteri alımı ertelerse ya da ürünlere göz atarsa gerçekleşir.

 

ön benimseme ürün gelişimi (pre-adoption product development) Seri konseptini yansıtırken nadir olan ürün gruplarının analizine, yaratıcılığına ve oluşumuna odaklanır; seri geliştirme sürecinin bir parçası.

 

yağmacı fiyatlandırma (predatory pricing) Rekabeti ortadan kaldırmak için malları yasal olmayan şekilde çok düşük bir fiyat artışıyla ya da mal maliyetinin altında satmak.

 

Ön Denetleme Sertifikası (Preliminary Inspection Certificate-PIC) Kontraktörün malları son bir kez daha denetledikten sonra malların yüklenmesine izin vermesi; kontraktöre para ödenebilmesi için banka tarafından istenir.

 

premier hizmet (premier service) Müşterilerle yoğun bir şekilde etkileşimi gerektirir; aslında satıcıların müşteri memnuniyetini sağlaması için çok az sınır vardır; şirketin önceliği müşteri memnuniyetidir.

 

premium fiyat (premium price) Pazar üstü fiyatına bakın.

 

satış dönemi öncesinde sunulan indirim (pre-selling period discount) perakendeci merchandiserın malı geleneksel satın alma döneminden daha önce satın almaya razı olması halinde imalatçı tarafından uygulanan indirim.

 

prestij fiyatlandırma (prestige pricing) “Normal fiyatı” ödemeye razı olan, kalite/değer/hizmete önem veren insanlar için hazırlanan fiyatlandırma stratejisi; aynı zamanda statü, psikolojik ya da market üstü fiyatlandırma olarak da adlandırılır.

 

fiyat (price) Bir ürünün değişimi için istenen ya da alınan miktar.

 

fiyat sonlamaları (price endings) Bir fiyatın ya tek rakamla ya da çift rakamla bitmesi durumu.

 

belirli tek bir fiyata ya da daha önceden belirlenmiş birkaç fiyat noktasına göre fiyatlandırma (price lining) Mal kalitesindeki farklılıkları yansıtacak sınırlı sayıdaki fiyat noktasında sunma (Mason,  Mayer, Ezell, 1984); değişik maliyetlerdeki malların aynı fiyattan satma.

 

fiyat noktaları (price points) Fiyat serisini temsil eden belirlenmiş fiyatlar.

 

fiyatlandırma planı (pricing plan) planlanmış mal maliyetini, dolar bazında ve yüzdelik fiyat artışlarını, ilk fiyatı, yüzdelik geçici fiyat indirimleri, promosyon fiyatları ve kalıcı fiyat indirimleri gibi fiyat promosyonlarını içine alan plan.

 

fiyatlandırma politikası (pricing policy) Malların nasıl fiyatlandırılması gerektiği konusunda rehberlik eden şirket politikası.

 

fiyatlandırma stratejisi (pricing strategy) Firmanın hedef müşterisine hitap etmek ve firmanın amaçlarını gerçekleştirmek üzere tasarlanan fiyatlandırma bileşenlerinin bir kombinasyonu.

 

özel etiket (private label) Bir tasarımcının ya da bir imalatçının değil bir perakendecinin kendi markasını taşıyan ürünler (Jernigan & Easterling, 1990. Syf. 565).

 

mal tedarik maliyetleri (procurement costs) Malın elde edilmesi ile bağlantılı sipariş verme ve nakliye maliyetleri.

 

ürün faydaları (product benefits) Ürünün müşteri için neler yapabileceği.

 

ürün geliştirme (product development) Ürünlerin hizmet verebilir, üretilebilir, satılabilir ve kâr getirebilir olması için tasarlanması ve mühendislik işlemlerinden geçirilmesidir (Glock ve Kunz, 1995).

 

ürün özellikleri (product features) Renk, tarz, kumaş vb. gibi ürünün vasıfları.

 

ürün hızı (product velocity) Bir ürünün endüstri matrisinden geçme hızı; bir satış dönemi süresince ortalama envanter.

 

üretim odaklı (production-driven) Pazar talebini çok fazla göz önünde bulundurmadan, uygun ve verimli bir şekilde üretilebilen mal yapmak.

 

terfi (promotion) Yükselişe geçmiş bir meslek ünvanı, artan sorumluluklar ya da aynı işte daha fazla bir pay.

 

promosyon indirimleri (promotional discounts) İmalatçının satışların artmasını desteklemek için fiyatta gerçekleştirdiği özel bazı indirimler.

 

promosyon fiyatı (promotional price) İlave müşterilerin trafiğini artırıp, alışveriş yapmalarını sağlayarak toplam kârı artırmak için belirlenen fiyat.

 

öneriler (propositions) Teori geliştirmedeki karmaşıklığın bir sonraki aşaması;  kavramların etkileşimleriyle alakalı sonuçları tahmin etmeye çalışırlar.

 

tescilli donanım sistemleri (proprietary software systems) Kendilerinin kullanması için bireysel firmalar tarafından geliştirilen bilgisayar programları ya da teknoloji.

 

bitmiş mallar satın alma (purchase of finished goods) Nihai müşteri tarafından kullanılmaya hazır malların elde edilmesi.

 

miktar indirimi (quantity discount) Satın alma hacminin yeterliliği ile ilişkili liste fiyatından yapılan düşüş; daha büyük ya da çoklu alımı teşvik eder.

 

hızlı indirim fiyatlandırması (quick markdown pricing) Kelepir (bargain) alışverişi yapanlar için yüksek değer sağlamağa yönelik tasarlanan bir fiyatlandırma stratejisi; yıllık birçok satış dönemi olan moda ve sezonsal mallar için kullanılır.

 

hızlı yanıt (quick response-QR) Zaman odaklı rekabeti, çevikliği birleştiren ve tedarik sistemlerini, dağıtım sistemlerini ve müşteriye hizmeti daha iyi hale getirebilmek için çalışan bir iş stratejisi.

hızlı yanıt bölgesi (quick response constituency) Hazır Giyim firmalarının Davranış Teorisine göre uzmanlaşma alanlarından bir tanesi.

 

hızlı yanıt yenileme sistemleri (quick response replenishment systems) Mümkün olan en kısa sipariş ara zamanı ile müşteri odaklı tekrar verilecek siparişlerin planlanma ve verilme süreçleri, gerekli durumlarda elleçleme (handling), sevkıyat, teslimat, dağıtım işlemleri ve malın sergilenmesi süreci.

 

kota kirası (quota rent) Belirli bir ülkeden belirli bir sınıf malın ithalatındaki kotanın aşılması durumunda bir firmanın kota satın alması; maliyeti belirli zamandaki pazar talebine bağlıdır.

 

radyo frekanslı kimlik belirleme etiketleri (radio frequency identification tags) akıllı etiketlere bakın.

 

gerçek zaman (real time) İçinde bulunulan zamanda yani “şu anda” olan şey.

 

potansiyelin yeniden doğuşu (rebirth of potential) Bir kişinin hayatında yeni baştan başlamayı gerektiren radikal bir değişikliğe sebep olan olay.

 

tenzilatlı liste fiyatı (reduced list price) Liste fiyatı eksi mevsimsel ve miktar indirimleri.

 

eksilmeler (reductions) Envanter değerini azaltan satışlar dışındaki her şey; fiyat indirimleri, hırsızlıklar, envanter zararı vb.

 

normal fiyat (regular price) Bir ürün için “olağan” ya da “doğal” olarak algılanan fiyat.

 

yeniden sipariş (reorder) Daha önceden stoklanmış malı yenileme talebi.

 

sabit liste fiyatı (resale price maintenance) Dikey fiyat ayarlama olarak da bilinir; imalatçılar kendi ürünlerinin perakende fiyatlarını kontrol ettikleri zaman ortaya çıkar; yasal olmayan bir uygulamadır.

 

perakende seri sunumu (retail line presentation) Perakende mağazalar, Internet mağazaları ve/veya televizyon üzerinden yayınlanan evden alışveriş yapma programları aracılığıyla bir ürün serisini nihai tüketiciye satma işlemi.

 

perakende mal maliyeti (retail merchandise cost) Toptan satış fiyatı eksi indirimler ve tenzilatlar; nakliye masrafını da içine alabilir.

 

envanterin perakende metodu (retail method of inventory) Envanterin perakende fiyatlarla belirlenen değeri.

 

perakendeci (retailer) Nihai tüketiciye mal ve hizmet satan firma.

 

perakendecilik (retailing) Nihai müşteriye malları ya da hizmeti satma işi.

 

İadeler ve tenzilatlar (returns and allowances) Malın iade edilmesi ve paranın geri ödenmesi ya da müşterinin memnuniyetsizliği yüzünden fiyat ayarlaması sebebiyle satışın iptal edilmesi.

 

güvenlik stoku (safety stock) yeniden verilen siparişler teslim alınıncaya kadar stoksuz kalma durumlarını önlemek için gerekli olan mevcut mal miktarı.

 

satışlar (sales) Malların mülkiyetinin transferinden elde edilen para.

 

satış hedefleri (sales goals) Belirlenmiş bir süre içinde hedef pazara satılması beklenen mal ya da hizmet.

 

square foot başına düşen satış (sales per square foot) Belirli bir mağaza, sergi salonu ya da başka bir alan da square foot başına düşen para miktarı.

 

satış promosyonu (sales promotion) Toplam geliri artırmak için başvurulan bir pazarlama stratejisi.

 

satış temsilcileri (sales representatives) Bir şirketi ya da bir ürün serisini perakendecilere ve nihai müşteriye tanıtan kişiler.

 

satış hacmi (sales volume) Değerlendirilen satış dönemi süresindeki sınıflandırmaların toplam satışı.

 

tarama (scanning) Barkodlar, resimler ya da diğer belgeler yoluyla bilginin elektronik olarak yorumlanması.

 

sezonsal indirim (seasonal discount) Liste fiyatından satış dönemindeki alış zamanına bağlı olarak görülen eksilmelerdir; bir imalatçı ön satış döneminde, satış döneminin sonlarında ya da satış döneminin sonunda indirimler verebilir.

 

sezonsal mallar (seasonal goods) Etnik ve kültürel gelenekler, mevsimsel  olaylar ve hava durumundaki değişiklikler gibi takvim yılıyla alakalı faktörlerin kombinasyonuna bağlı olarak değişiklik gerektirebilen sınıflandırma.

 

self servis (self service)  Müşterinin kendi satış hizmetini kendisinin yapması.

 

satış (selling) Malın mülkiyetinin değişme süreci.

 

satış dönemi (selling period) Belirli bir ürün serisinin ya da ürün gamında yer alan malların satıldığı zaman dilimi.

 

satış fiyatı (selling price) Müşterinin bir ürün için ödediği fiyat; imalat sektöründeki toptan satış fiyatı; perakende sektöründe ilk fiyattan daha yüksek ya da daha düşük olabilir.

 

nakliye koşulları (shipping terms) Nakliye masraflarını kimin üstleneceğini ve alıcının ünvanı/mülkiyeti ne zaman alacağını belirler; FOB (free on board); CIF (cost, insurance, freight); FAS (free alongside the ship).

 

alışveriş yapan kişinin niyetleri (shopper’s intentions) Alışveriş ziyaretinin amacı ile bağlantılıdır; ürün çeşidi ile bağlantılıdır ve üç şekli vardır: akılda belirli bir şey olması, akılda genel bir şey olması ve akılda herhangi bir şey olmaması (Song & Kunz, 1996).

 

altı aylık plan (six-month plan) Geleneksel mal dolar planları; her  bir satış dönemi ve yılın her ayı için mal serileri ve ürün sınıflandırmalarının mevcut yatırım seviyelerini belirler.

 

SKU (SKU) Stok tutma birimi.

 

akıllı etiketler (smart labels) Perakendecilerin ve imalatçıların herhangi bir malın kayıtlarını tutmasına imkan tanıyan ve eninde sonunda barkodların yerini alacak özel izleme etiketleri; radyo frekanslı kimlik belirleme etiketleri (radio frequency identification tags)(RFID) olarak da bilinir.

 

tedarik (sourcing): Belirlenmiş zaman aralığında teslim edilme şartıyla belirlenmiş kalite ve hizmet seviyesindeki malzeme, üretim ve bitmiş mallar için en iyi maliyeti sağlayan satıcıya karar verme.

 

Özel Rejim (Special Regime) 1988 yılında A.B.D. ile Amerikalar ticaret bloğunda yer alan diğer ülkeler arasında ticaret yapmayı geliştirmek için imzalanan anlaşma.

 

metrekare denklikleri (square meter equivalents-SEM) Bir elbise veya elbise grubu yapmak için gereken kumaş miktarı.

 

standart sapma (standart deviation) Varyansın karekökünün ikiyle çarpılması; tahmin için kullanılan faydalı bir istatistiktir.

 

sabit ürünler (staple goods) Merchandising çevrimi süresince devamlı olarak talep alan sınıflandırmalar; talep zamana bağlı değildir.

 

eldeki stok (stock on hand) Mevcut envanter.

 

stok tutma birimi (stock keeping unit-SKU) Mal planlaması ya da envanter amaçları için birim seviyesinde ürün belirlenmesi; genellikle tarz, beden ve renk kombinasyonunu temsil eder.

 

envanter planlamada stok-satış oran metodu (stock-to-sales ratio method of inventory planning) Bir dönemdeki toplam envanterin  aynı dönemdeki satışlara bölünmesi ile bulunur; moda/sezonsal mallar için kullanılır.

 

stoklama ya da tanıtım tenzilatları (stocking or introductory allowances) Perakende olarak ticaret yapan alıcıları belli başlı ürünleri ilk kez stoklama konusunda ikna etmek için imalatçılar tarafından kullanılan indirimler ve promosyonlar.

 

stoksuz kalma (stockout) Müşteri tarafından istenen stok tutma biriminin o anda mevcut olmaması.

 

stratejik ortaklık (strategic partnering) İş ortakları arasında işbirlikçi ilişkilerin tayin edilmesi; dikey bütünleşmenin gayri resmi şekli.

 

stratejik fiyatlandırma yazılımı (strategic pricing software) Şirketlerin kârlarını en üst seviyeye çıkarmaları için kullandıkları fiyatlandırma sistemlerini ortaya çıkaran bilgisayar uygulamaları.

 

stil kağıdı (style sheet) Gümrük oranlarının ve kota sınıflandırmalarının tespit edilmesi için ürünleri gümrükte tanıtan belge; merchandiser girdisi de giysinin yapım ve kumaşıyla ilgili bilgi verilmesini sağlar.

 

tarz oluşturma (styling) Bir ürünün tipik ve ayırt edici görünüşü; aynı çeşit diğer ürünlerden farklı kılan özelliklerin kombinasyonu.

 

önerilen perakende satış fiyatı (suggested retail price) Liste fiyatı.

 

öneri satışı (suggestion selling) İlişkili ürünler ve diğer mallar ile şatısın genişletilmesi.

 

gümrük vergisi (tariff) İhracat veya ithalat malları üzerindeki vergiler.

 

sınıflandırma (taxonomy) Bazı fenomenleri tanımlayan sınıflandırma sistemi.

 

Hazır Giyim Merchandising Sistemlerinin Sınıflandırılması (Taxonomy of the Apparel Merchandising Systems—TAMS) Merchandisingin unsurlarını tanımlayan ayrıntılı ve kapsamlı bir sistem.

 

teknik paket (technical package) Giysi Alım Anlaşması detaylı yapım, ölçüm, kalıplar ve işaretleyicileri tamamlayan ürün özellikleri.

 

teknoloji (technology) Bilimsel yada diğer bilginin pratik işlere insan ve kurumları, yaşayan şeyler ve makineleri içeren düzenli sistemler tarafından uygulanması (Pacey, 1983, syf. 6).

 

geçici fiyat indirimi (temporary markdown) Satış promosyonu için fiyat düşürme; satış döneminin sonunda fiyat indirimi iptal edilebilir.

 

yönetim geliştirme teorileri (theories of management development) Müdürlerin kurum içerisinde geliştirdikleri yollar;  uzmanlaşma yoluyla uzmanlık (ekspertiz) gelişimi ve/veya geniş iş tecrübesi yoluyla uzmanlığın gelişimi.

 

teori (theory) Herhangi birşeyle alakalı olayları tanımlamaya, düzenlemeye ve tahmin etmeye yardımcı olan bir fikir ya da durum.

 

yeniliğin yayılması teorisi (theory of diffusion of innovation) Yenilik sürecini giriş ve uygulama olmak üzere iki ardışık kısma ayıran kurum içerisindeki yenilik benimseme model süreci (Rogers, 1983).

 

uzmanlaşma teorisi (theory of specialization) Çalışanın sorumluluğu artar ve çalışanın belli bir  alanda çok bilgili olmasına olanak verecek şekilde uzmanlaşma alanı daha odaklı bir hale gelir.

 

x-teorisi yönetim şekli (theory-x management style) Üst-alt iletişimine bağlı olarak bir şirketi idare etme; çalışanların gerçekten çalışmak istemedikleri ya da çalışma motivasyonunun temel sebebinin para olduğu varsayımlarına dayanır.

 

y-teorisi yönetim şekli (theory-y management style) Çok boyutlu haberleşmeyi, problem çözümünü ve yetki vermeyi kurumun her  bir bölümünde bir araya getirir.

 

üçüncü şahıs merchandising (third party merchandising) Danışmanlık şirketi tarafından sunulan hizmetler.

 

kurumsal piramitteki katmanlar (tiers in organizational pyramid) Malın planlanacağı davranış şeklini etkileyen kurumsal yapıdaki hiyerarşik seviyeler.

 

zamana dayalı rekabet (time-based competition) Zaman firmanın en önemli kaynağı olarak görülür.

 

yukarıdan aşağıya planlama (top-down planning) Yönetim bölgesi iş planlarını geliştirir; genellikle  büyüme projelerine dayanır ve genellikle altı aylık ya da bir yıllık dönemler için satış amaçlarını ve mala yapılacak para yatımlarını belirler; satış amaçlarına odaklanmıştır.

 

ticari indirim (trade discount) Pazarlama ya da dağıtım işlevi gösteren firmalara liste fiyatından yapılan düşüştür.

 

ticari evren (trade universe) Her bir seferde göz önünde bulundurulacak firmaların tamamı. 

 

eğitim (training) Spesifik ve önceden belirlenmiş sonuçların olabildiğince çabuk nasıl üretileceğini içeren oldukça kısa dönemli bir etkinlik.

 

transfer edilebilir beceriler (transferable skills) Farklı ortamlara uygulanabilen hayat tecrübelerinden kazanılan kabiliyetler.

 

geçiş ürün gamları (transition assortments) SKU başına daha makul sayıda birim paylaştırılmış olan ürün gamları, bireysel bir mağazanın ürün gamı ortalamada 6 ile 10 arasındadır.

 

iki artı iki fiyatlandırma stratejisi (two plus two pricing) Bazı perakendeciler tarafından kullanılan bir ilave fiyat artışı çeşidi.

 

geçiş dönemleri (transition periods) Mal çevriminde yer alan satış dönemleri arasındaki zaman dilimleri.

 

A.B.D. Gümrükler İdaresi (U.S. Customs service): Gümrük oranları ve kota sınıflandırmalarının tespitinden sorumlu acente.

 

A.B.D.-Kanada Serbest Ticaret Antlaşması (U.S./Canadian Free Trade Agreement): Amerika ve Kanada arasında 1988 yılında iki üye ülke arasındaki serbest ticareti ilerletmek için imzalanan serbest ticaret antlaşması.

 

birim (unit) Tek bir tane mal.

 

birim planları (unit plans) Geleneksel ürün gamı planı; satış dönemi içerisinde satışa hazır hale getirilen malların miktarı (birimi); ayrılan para miktarının ortalama mal fiyatına bölünmesi.

 

evrensel ürün kodu (universal product code-UPC) Tek bir ürünü temsil eden 12 haneli kod.

 

faydacı yararlar (utilitarian benefits) Estetik teori ile ilişkilidir; rahatlık, koruma, kalite, sosyal tasdik, statü, etkililik ve değerce sosyal ya da ekonomik kazanç sağlar (Fiore & Kimle, 1997).

 

çeşitlilik  (variety) Bir ürün gamındaki  stok tutma birim sayısı.

 

toptan satış pazarı (wholesale market) İmalatçıların serilerini perakende alıcılara gösterdikleri yer.

 

toptan satış fiyatı (wholesale price) Liste fiyatı eksi miktar, sezonsal ve ticari indirimler.

 

toptan satış fiyat yapıları (wholesale price structures) Liste fiyatına dayanır ve toptan satıştaki seri fiyatını belirler.

 

Dünya Ticaret Organizasyonu (World Trade Organization-WTO) Asıl amacı ticari bariyerleri azaltarak uluslar arası ticareti artırmak olan GATT’nin yerini alan dünya çapındaki ticari düzenleme organizasyonu.

 

Dünya Çapında Güvenilir Hazır Giyim Üretimi (Worldwide Responsible Apparel Production-WRAP) Şimdilerde Amerikan Hazır Giyim ve Ayakkabı Derneği olarak adlandırılan Amerikan Hazır Giyim İmalatçıları Derneği, dünyanın her tarafında kabul edilmiş olan uyulacak kuralları gösteren bir tüzük ve üretim imkanlarının onaylanması sistemi ortaya koyan diye bir sertifika programı.

 

iplik sevki kuralı (yarn forward rule) iplik imalatı, kumaş imalatı ve kıyafet imalatı süreçlerinin belirli bir ülke ya da bir kaç ülkede gerçekleşmesi şartı koşan köken şartı kuralı.

 

sıfır tabanlı bütçeleme (zero-based budgeting) Daha önceki satış ya da üretkenlik seviyelerinin göz önüne alınmaması.

 

sıfıra sıfır envanter (zero to zero inventory) Mallar belirli bir satış dönemi için satın alınır ve satış dönemi boyunca satılamayan malların fiyatları indirimli satışlarda satılmak üzere düşürülür; indirimli satışlarda satılamayan mallar ise tasfiye edilir.